10 General Kuzey Irakta Cephede

Guncel Trackbackler (0) Yorum ekle   
K.Irak'taki PKK hedeflerine yönelik Kara harekatıyla ilgili ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor. 10 bin askerin katıldığı operasyon, Malatya 2. Kolordu Komutanlığı tarafından sevk ve idare ediliyor. Operasyonu 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Bekir Kalyoncu komutasında toplam 10 general yürütüyor. Harekatı Türk askerinin tek başına yürüteceği belirtiliyor.

Genelkurmay Karargahında da oldukça hareketli dakikalar yaşanıyor. Askeri kaynaklar, hareketla ilgili olarak kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirileceğini söylerken, bilgi karmaşasından kaçınılması gerektiğinin de altını çiziyor. Bu kapsamda Genelkurmay Başkanlığı'nın öğleden sonra geniş kapsamlı açıklama yapacağı belirtiliyor.

'SINIR ÖTESİ HAREKAT YAPILABİLİR' DEMİŞTİ

Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Bekir Kalyoncu,2006 yılında yapılan bir basını bilgilendirme toplantısında, Türkiye’nin, şartların olgunlaşması halinde uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını kullanarak sınır ötesi operasyon yapabileceğini söylemişti.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Bekir Kalyoncu, “Irak sınırında sıcak takip yapılıyor mu?'' sorusu üzerine, şöyle konuştu: “Bütün faaliyetlerimiz egemen bir ülkenin güvenlik sorununun o ülkeyi ilgilendirdiği noktadan hareketle sınırlarımız içinde cereyan etmektedir.'' Korgeneral Kalyoncu, “Bir sınır ihlali oldu mu?'' sorusunu yanıtlarken de, “Sınır ihlali demek, sınır ötesi operasyon demektir. Bu operasyonun da hangi şartlarda yapılacağını ifade ettim. Bu şartlar, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalarda belirtilmiştir. O şartlar BM ve taraf olduğumuz anlaşmalarda yazılıdır'' dedi.

Korgeneral Kalyoncu, “Kuzey Irak’ta TSK’nın mevcudiyeti gizli bir olay değil'' diye konuştu.. Kolordu Komutanı Korgeneral Bekir Kalyoncu'nun vefat eden eşi gözyaşlarıyla toprağa verildi.

GEÇEN YIL EŞİNİ KAYBETMİŞTİ

Korgeneral Kolyancu'nun işe Zerri Kalyoncu, tedavi gördüğü Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinde vefat etmiş ve cenazesi memleketi Giresun'da Hacımiktat Camisinden kaldırılmıştı. Törene, Kalyoncu'nun yakınları, Giresun Valisi Mustafa Taşkesen, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk, 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Nejat Bek, Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Halim Tırkaz, Giresun Belediye Başkanı Hurşit Yüksel ve çok sayıda askeri erkan katıldı.

Korgeneral Kalyoncu, cenaze namazı öncesi eşinin tabutunun başında bir süre bekledi ve dua okudu.

Yogun Catisma Sesleri Geliyor

Guncel Trackbackler (0) Yorum ekle   
K.Irak'ta Hakurk başta olmak üzere bölgeden yoğun çatışma sesleri geliyor. Harekatı Türk askeri tek başına yürütecek. TSK'dan öğleden sonra geniş kapsamlı açıklama bekleniyor.

Saatler Artik Bir Ileri Bir Geri Alinmayacak

Ekonomi Trackbackler (0) Yorum ekle   

Gün ışığından daha fazla istifade etmek amacı ile yapılan yaz saati uygulaması tüm yıla yayılıyor. Tasarrufu artırmayı hedefleyen Enerji Bakanlığı'nın çalışmasına göre gelecek yıldan itibaren saatler artık geri alınmayacak. Dışişleri ise değişikliğe olumsuz görüş bildirdi.

Enerji Bakanlığı her yıl mart ve ekim aylarında saatlerin bir saat ileri ve geri alınma uygulamasına son vermek için bir çalışma başlattı. Çalışmanın Bakanlar Kurulu'nda kabul görmesi halinde önümüzdeki yıldan itibaren yaz saati uygulaması sabit kalacak ve saatler bir daha geri alınmayacak.

Bakanlığın bu şekilde yılda 132 milyon YTL'yi bulan tasarrufu artırmayı hedeflediği belirtiliyor. Ayrıca saat farkı sebebiyle havanın erken karardığı doğu illerinde enerji tüketimini azatılması öngörülüyor. Dışişleri Bakanlığı ise Avrupa ülkeleri ile saat farkı oluşacağı ve ticareti sıkıntıya sokacağı gerekçesi ile olumsuz görüş bildirdi.

Değişikliği destekleyen Prof. Dr. Fehim Üçışık, ileri saatteki çelişkileri şu şekilde ortaya koyuyor: "21 Aralık'ta Trabzon'da güneşin doğuşu saat 06.36, güneşin batışı 16.03. Aynı tarihte doğusundaki Artvin, Iğdır Ağrı ve Erzurum'da hava daha erken kararıyor. Fakat okullar, resmi daireler, bankalar ve işyerlerinde mesaiye ışıklar yakılarak devam ediliyor. Isınma maliyetleri ile enerji tüketimi artıyor." Avrupa'ya uyum gerekçesi de şu örnekle tutarsız bulunuyor: "23 Mayıs'ta Paris'te saat 21.43'te güneş batarken, İstanbul'da güneş 20.40'larda batıyor.

Avrupa'nın sağladığı tasarrufu yine sağlayamıyoruz." Üçışık, "Ekonomiye birkaç Keban Barajı büyüklüğünde katkısı olacak." diyor. Yaz saati uygulamasını ABD, AB'ye üye ülkelerin tamamı, Avustralya ve Rusya kullanıyor. Afrika kıtasının bir bölümü ve Uzakdoğu'daki bazı ülkeler ileri saati uygulamıyor. Çin, Japonya, Güney Amerika'nın büyük bölümü ve Orta Asya'daki birçok ülke ise önce uygulayıp sonra vazgeçti.

Elektrik enerjisini daha verimli kullanmak için başlatılan çalışma çerçevesinde Enerji Bakanlığı ve Tedaş'ın değişik kurum ve bakanlıklardan görüş istediği öğrenildi. Bazı kurumlar, 'İleri saat uygulamasının kalıcı hale getirilmesinin herhangi bir sakıncası olmayacağı' yönünde görüş beyan ederken Dışişleri Bakanlığı Avrupa ülkeleri ile saat farkı oluşacağından dolayı olumsuz görüş iletti. Dışişleri, cevabında, sürekli yaz saati ile doğacak saat farkının ticari hayatı da olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. AB ülkeleri ileri saati uyguluyor.

Türkiye, yaz saati uygulaması başlangıç ve bitim tarihlerinde Avrupa ülkeleriyle birlikte hareket ediyor. Enerji Bakanlığı ortaya çıkan görüşlere göre son kararını verecek. Yeni uygulamanın, saatlerin ileri-geri alınmasından ötürü uyum sorunu yaşayan vatandaşlar tarafından kabul göreceği tahmin ediliyor. Tedaş, Nisan-Ekim 2007 dönemine ait ileri saat uygulamasıyla 987 milyon kwh tasarruf sağlandığını hesapladı.

Tasarrufun parasal değeri ise 131,4 milyon YTL. Sözkonusu rakam, orta büyüklükteki bir barajın üretimine denk geliyor. Yaz saati uygulamasını ABD, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin tamamı, Avustralya ve Rusya kullanıyor. Arap yarımadası, Afrika kıtasının bir bölümü ve Uzakdoğu'daki bazı ülkeler ileri saati uygulamıyor. Çin, Japonya, Güney Amerika'nın büyük bölümü ve Orta Asya'daki birçok ülke ise önce uygulayıp sonra vazgeçti. Türkiye'de yaz saati uygulamasının başlangıç tarihi 1923'e kadar uzanıyor. İleri saati ilk kez 1923'te uygulayan Türkiye, 1940'a kadar ara verdi. 1940'tan sonraki dönemlerde de kısmen uygulamaya ara vererek devam etti.

En son 1978-1983 tarihleri arasında yaz saati uygulamayıp sabit saat sistemi kullanıldı. Bir ara günlük iki saat olarak uygulanan yaz saatine, 1984'te ilgili kanunda yapılan değişiklikle bir saat sınırı getirildi. 697 sayılı Kanunun 3097 sayılı kanunla değişik 2. maddesinde, "Greenwich'e göre 30. derecede bulunan boylam dairesi bütün Türkiye Cumhuriyeti saatleri için esas alınır. Ayrıca başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilmek ve bir saati aşmamak şartıyla yaz saati uygulamaya Bakanlar Kurulu yetkilidir'' hükmü yer alıyor.

AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak, Enerji Bakanı Hilmi Güler'e gönderdiği mektupta yaz saati uygulamasının kış aylarında da devam etmesini istemişti. Böylece elektrik tasarrufunun devam edeceğine işaret eden Badak, "Üstelik ilkbahar döneminde bir saat daha ileriye alınıp Rusya ile aynı saat diliminin kullanılmasının, ülkemizde her alanda verimliliği artıracağı görülmektedir." dedi. Bakü ve Kazan, Türkiye'den 17 meridyen sonra olduğu halde 2 saat, Moskova'nın, 5 meridyen sonra olduğu halde Türkiye'den 1 saat ileride olduğunu, Berlin ile Paris'in ise 23 ve 30 meridyen önce oldukları halde sadece 1 saat geride gün ışığı kullandığını ifade eden Badak, şöyle devam etti: "Mevcut uygulama, güneş ışığından 1 saat kaybetmemize yol açıyor. Sabahları güneş olduğu halde eşit meridyenlerdeki diğer ülkelere göre Türkiye'de resmi hayat 1 saat geç başlıyor ve akşam 1 saat geç bitiyor. Bu sebeple ülkemizde elektrik tüketimi artıyor. Özellikle büyük şehirlerde çalışanlar karanlıkta yolları dolduruyor, trafik problemleriyle halk beziyor. Çalışanlar, akşamüstü aileleri ile dinlenme zamanı bulamıyor, alışveriş yapamıyor, rahatlayamıyor. Televizyon programları bu akışa uyduğundan ana programlar geç vakit bitiyor, çalışanlar uykularını alamıyor, sabah dinlenmeden işe gidiyorlar. Bu kısır döngü, yorgun, asabi, neşesiz toplum meydana getiriyor.

Güneş kaybı çok büyük iş kaybı oluşturuyor." Badak'a göre, kış döneminde de yaz saati uygulanmaması sebebiyle yılda 750 milyon iş günü kaybı oluşuyor. Günde 1 saatten 20 milyon saat, bir günlük çalışma süresinin 8 saat olduğu hesaplandığında da günde 2.5 milyon iş günü kaybediliyor. Badak, taleplerini şöyle sıraladı: "Yaz saati uygulaması kışın da sürmeli. Resmi dairelerin, fabrikaların, okulların açılma saatleri 30'ar dakika farklı olarak düzenlenebilir. Örneğin, fabrikalar 07.30'da, okullar 08.00, resmi daireler 08.30 da açılabilir.

Böylece resmi daireler 17.30'da kapandığında kışın hava yeni kararmaya başlayacak, yazın hava 21.30'da kararacağından çalışanların 4-5 saat gün ışığında gezme, dinlenme, alış veriş yapma zamanı kalacak. En önemlisi de elektrik tasarrufu yapılacak. Çalışanlar trafik stresine girmeyecek, kazalar azalacak, dinlenmiş toplum kesimleri oluşacak. Gün ışığında çalışmak isteyenler 1 saat daha değer sağlayacaktır." Prof. Dr. Fehim Üçışık da çalışmaya tam destek verdi. "Yürekten desteklenmesi gereken bir çalışma. Bu konu çok mühim. Ekonomiye katkısı çok büyük olacak." ifadelerini kullanan Üçışık'a göre, mevcut uygulamada orta büyüklükteki santral kadar elektrik tasarrufu sağlandığı hesap edildiğinde ileri saatin sürekli hale getirilmesiyle birkaç Keban Barajı büyüklüğünde tasarruf sağlanacak. Mevcut uygulamanın iş gücü kaybına neden olduğuna dikkat çeken Üçışık, "Güneş enerjisinden yeterince faydalanamıyoruz. Fransa yazın Kütahya'dan geçeni, kışın İsviçre yakınlarından geçen enlemi dikkate alıyor. Biz neden kendimize en uygunu kullanmayalım." dedi.

İstanbul'un trafiğini rahatlatacağını ise şöyle örneklendiriyor: "Mesai bitiş saatleri 16.30 yerine 17.30 olacağı için insanlar gündüz evlerine dönmüş olacak." Statlardaki elektrik sarfiyatının da azalacağını dile getiren Üçışık, maçlar yaz aylarında olduğu gibi gün ışığında oynanacağı için tasarruf yapılacağını vurguluyor.

Vekillere Son Dakika Kiyagi

Ekonomi Trackbackler (0) Yorum ekle   

Sosyal Güvenlik Reformu'na son anda milletvekillerine maaş artışı sağlayan düzenleme eklendi. Tartışmalara yol açacak düzenleme mevcut milletvekillerine 1.5 milyar, emekli vekillere de 1 milyar lira zam yapılmasını öngörüyor.  

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 26 Şubat Salı günü görüşülecek olan Sosyal Güvenlik Reformu'nda son dakika sürprizi yaşanıyor. Tartışmalara yol açan reforma, şimdi de 'milletvekillerine zam' düzenlemesi eklendi. TBMM Plan ve Bütçe Alt Komisyonu'nda bulunan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası'nda değişiklik öngören tasarıya ilişkin rapor tamamlandı. AK Parti Ankara Milletvekili Zekai Özcan başkanlığındaki alt komisyon raporuna son anda vekillerle ilgili kıyak düzenleme eklendi.

Milletvekillerinin yoğun baskısı üzerine metne giren düzenleme yasalaşırsa emekli olup halen milletvekili olanların maaşlarına 1.5 milyar, seçilemeyen emekli milletvekillerinin maaşlarına da 1 milyar lira zam gelmiş olacak. Metinde, emekli olmamış milletvekillerine ömür boyu temsil tazminatı ödenmesi hükmü yer almazken, milletvekilleri Genel Sağlık Sigortası  kapsamı dışına çıkarıldı. Tüm çalışanlar genel sağlık sigortası şemsiyesi altına alınırken, vekillerin sağlık harcamalarını TBMM Başkanlığı ödemeyedevam edecek.  

TBMM Plan Bütçe Alt Komisyon Başkanı Zekai Özcan, metnin bilgisi dışında değiştirildiğini söyledi. Özcan, milletvekili maaşlarında artış öngören düzenlemeye tepkisini şu sözlerle dile getirdi: 

"Her kesimden fedakarlık beklerken milletvekillerine zam yapmak ahlaki değil. Bundan sonra bu işte yokum. Meclis tarihinde bir ilk yaşanıyor. Kimsenin milletvekilinin itibarını düşürmeye hakkı yok. Bu düzenlemeyle milletvekillerinin itibarı zedelenmiştir."

İHA

CHP Anasaya Mahkemesine Gidiyor

Siyaset Trackbackler (0) Yorum ekle   

CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, Cumhurbaşkanı Gül’ün, türban serbestliğine ilişkin anayasa değişikliğini onaylamasını eleştirdi. Gül’ün, söz konusu değişikliği onaylamakla “Türkiye’nin Cumhurbaşkanı” olma fırsatını kaçırdığını söyledi. Özyürek, söz konusu anayasa değişikliğinin iptali için önümüzdeki hafta içinde Anayasa Mahkemesi’ne başvuracaklarını söyledi.

Özyürek, düzenlemenin, anayasanın değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek olan laiklik ilkesine “darbe” vurduğunu ileri sürdü.

Özyürek, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanı bu değişikliği onaylamamalıydı veto etmeliydi. Bunu yapmasını zaten beklemiyorduk. Cumhurbaşkanı AKP’nin bir mensubu olmaktan kendisini ayıramadı. Bu düzenlemeyi veto etseydi, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı konumuna gelebilirdi. Tabi içinden çıktığı parti ve milli görüş  çizgisi ona bu fırsatı vermedi.”

CHP’li Özyürek, Anayasa değişikliğini Resmi Gazete’de yayınlanmasının hemen ardından Anayasa Mahkemesi’ne götüreceklerini söyledi. Yasanın yarın Resmi gazete’de yayınlanması durumunda, yasanın iptali için CHP’nin 25 Şubat Pazartesi günü Anayasa Mahkemesi’ne başvurması bekleniyor.

ANKA

Almanya Endiseli

Guncel Trackbackler (0) Yorum ekle   
Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Martin Jaeger, operasyonu "büyük endişeyle" izlediklerini belirterek, Türk birliklerinin Irak'ta bulunmasının "büyük bir istikrarsızlık riski" oluşturduğunu söyledi.

Türk hükümetinin, teröre karşı mücadele kapsamında faaliyetlerini sadece kendi halkının korunmasına yönelik adımlarla sınırlamasını isteyen Jaeger, "Her şart altında uluslararası hukuka uyulması, her tür tutum için ölçüt olmalıdır" dedi.

Alman televizyon kanalları, haber bültenlerinde TSK'nın sınır ötesi operasyonuna geniş yer verdi.

Gecikmis De Olsa Onemli Bir Adim

Guncel Trackbackler (0) Yorum ekle   

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), sınır ötesi harekatına destek verdiğini ifade ederek, ''TSK unsurlarının, Kuzey Irak'ta geçici bir süre için konuşlandırılmasına ve güvenlik bölgesi oluşturulmasına gerek olduğu ortadadır'' dedi.

Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, TSK'nın dün akşam Irak'ın kuzeyine yönelik başlatığı kara harekatının Türk milleti için büyük bir gurur ve sevinç kaynağı olduğunu belirtti.

Harekata katılan TSK mensuplarına, Allah'ın yardımcı olmasını ve harekatın en kısa sürede başarıyla tamamlanmasını dileyen Bahçeli, terör örgütünün Kuzey Irak'ı, son beş yıldır Barzani ve peşmergelerin himayesinde, Türkiye'ye karşı harekat ve lojistik üssü olarak kullandığını ifade etti.

Bu süre içerisinde bölgeye kara unsuru içeren askeri harekatın siyasi gündemde sürekli tartışıldığını, ancak son birkaç ay içinde sınırlı hava harekatı dışında bu yönde bir adım atılmadığını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

''Bu bakımdan, AKP iktidarı dönemindeki bu ilk kara harekatı, geçikmiş de olsa önemli bir adım teşkil etmektedir. Bu konuda yapılan açıklamalardan harekatın kapsamı, hedefleri ve süresi bakımından sınırlı olacağı anlaşılmaktadır.

PKK terör örgütünün Kuzey Irak'tan gerçek anlamıyla tasfiye edilebilmesinin, sözde yönetici kadrosu başta olmak üzere militan kadrolarının teslim olmalarının sağlanmasına ya da etkisiz hale getirilmelerine; terör eylemlerini sürdürme imkan, kabiliyet ve iradelerinin yok edilmesine ve lojistik altyapı imkanlarının çökertilmesine bağlı olduğu açıktır.

Kuzey Irak'taki bölgesel yönetimin terör örgütüne sağladığı himaye ve desteğin de son bulması bu konuda büyük önem taşımaktadır.

PKK'nın, bu bölgeden geriye dönüşü olmayacak şekilde sökülüp atılması için geniş çaplı bir askeri harekata Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının Kuzey Irak'ta geçici bir süre konuşlandırılmasına ve güvenlik bölgesi oluşturulmasına gerek olduğu ortadadır.''

Bahçeli, TBMM'nin 17 Ekim 2007 tarihinde bu amaçla hükümete gerekli yetki ve izni verdiğini hatırlatarak, ''Bu gerçekler karşısında, AKP hükümetinin PKK'yı tasfiye etme nihai hedefinin gereklerini bütün unsurları ve icaplarıyla yerine getirmesi ve harekatın askeri ve siyasi amaçlarının buna uygun olarak belirlenmesi Türk milletinin ortak beklentisidir'' dedi.

AA

Turk Silahli Kuvvetlerinden Onemli Aciklama

Guncel Trackbackler (0) Yorum ekle   
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin resmi internet sitesinden yapılan açıklama şöyle:

"Bazı görsel basın organlarında, devam eden sınır ötesi harekatın maksadı, katılan birliklerin miktarı dahil kapsamı ve nitelikleri ile bağdaşmayan haber ve arşiv görüntülerine yer verilmekte; bu görüntülere istinaden yorumlar yapılmaktadır.

Bu uygulamaların iç ve dış kamuoyuna yanlış mesajlar verdiği ve bazı durumlarda gereksiz gerginliklere ve beklentilere yol açma tehlikesini taşıdığı muhakkaktır.

Sınır ötesi kara harekatı ile ilgili bilgiler Genelkurmay Başkanlığının 14 No.lu basın açıklamasında yer almıştır. Bunun dışındaki bilgilere itibar edilmemesi gerekmektedir.

Ayrıca terör örgütünün, haber ajansı kisvesinde yayımladığı ve tamamen örgüt propagandası amacı taşıyan açıklamalara rağbet edilmemesi, yürüttüğümüz mücadele açısından büyük önem taşımaktadır.

Harekatın gelişimi hakkında tamamlayıcı bilgiler, gerektiğinde Genelkurmay Başkanlığınca verilecektir.

Saygı ile duyurulur."
Design by N.Design Studio
Hepsi - WeblogTR - Ücretsiz Blog